aydın's profileAYDIN'CAPhotosBlogListsMore Tools Help

AYDIN'CA

Şiir, Roman,Hikaye,Anı,Tarih,Gezi, Doğa,Kütüphane ile ilgili konular

aydın oral

Occupation
Location
Interests
Boş durmayı sevmeyen mutlaka meşgul olacak bir şeyler arayan ,kahve kültürü zayıf biriyim
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
No list items have been added yet.
October 29

CUMHURİYET BAYRAMI

     Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun...

GÜNDEM

            Sayın büyüklerimiz sıkıştığı anda gündem değiştirmek için ıslak imzalı dedikleri belgelerle sizi bizi uyutuyorlar... Bu şekilde hem kendilerini hem de ÜLKEYİ kurtaracaklarını sanıyorlar...Ama nereye kadar devam edecek ...
May 12

UZUN SESSİZLİK

      Uzun bir sessizlik dönemimin sonunda nihayet elim ve dilim çözüldü.Yazmaya devam edeceğim. Bekleyin...  
January 30

GÜZEL ÜLKEMİ ELE GEÇİRMEK İÇİN OYNANAN OYUNLAR

    Ülkemiz TÜRKİYE dünyanın en önemli bölgesinde yer alıyor.Tarihi çok zengin. Uygarlıklar beşiği.Binlerce yıldır üzerinde onlarca devlet kurulmuş.Her köşesi tarihi kalıntılarla dolu.Okunabilen belgelerden Eti(HİTİT)Devleti ve sonrasını biliyoruz.Daha önce yaşıyan toplumlar hakkında elle tutulur bilgiye sahip değiliz.
    Evet yapılan kazılar sonucu ANADOLU'da 10-12 bin yıllık yerleşim olduğu belirlendi.
    Ama bu toplumların yaşamları ve kültürleri ile ilgili yeterli bilgi belgelere ulaşılamadı.Haklarında söylenen her şey tahmin ve yorumlardan ibaret.
    Eti kültürünü,yaşam tarzlarını,dini inanışlarını,savaşlarını,örf adet ve geleneklerinin büyük bölümünü Asurlularla yaptıkları tablet yazışmalarından öğreniyoruz.
    Daha sonra küçük büyük bir çok devletler kurulmuş.Bunların içlerinden Lidyalılar,Frigyalılar,Makedonlar,Eski yunanlılar,Romalılar,Selçuklular,Anadolu beylikleri ve Osmanlıların tarihi eserleri Anadolunun zenginlikleridir.
    Anadolu doğal güzellikleri,endemik bitki örtüsü,böcek çeşitliliği ile de dünyanın önemli yerleşim alanlarından birisidir.Biz üzerinde yaşıyanlar ülkemizin değerini tam olarak bilmiyoruz.Topraklarımızda yetişen meyve,sebze türleri azımsanamayacak kadar çoktur.
    Yer altı maden yataklarımızın çoğu işletilmeyi beklemektedir.Dünyadaki petrol yataklarının bitmek üzere olduğu söylenirken bizim ülkemizde sondajlar yapılıp yeni yataklar bulunduğu belirtilmektedir.
    Bu tarihi zenginlik, doğal güzellik ve yer altı kaynaklarının zenginliği,bakirliği haricimizdeki bazılarının iştahını arttırmaktadır.Bundan dolayıdır ki Osmanlı İmparatorluğu aşırı borçlandırılarak çökertilmiş sevr anlaşması ile paylaşılmıştır. O günlerde de dost bildiğimiz ülkeler hep yüzümüze gülmüşler,sayın devlet yöneticilerine yol göstermişler,paylaşım gündemini gizlemek için ülkemiz içinde değişik sorunlar yaratmışlar,olayları körüklemişlerdir.
    İngilizler Osmanlı döneminde de şimdi de pis denilecek siyaset oyunları ile üzerimizde hakimiyet kurmaya bizi sömürmeye çalışmaktadırlar.Kırım savaşı sırasında da amaçları bize yardım değil bu toprakların Rusların eline geçme korkusudur.İngilizlerle Kıbrıs adası sorunumuz hala devam etmektedir.
    Birinci dünya savaşında Mısırı,Süveyş kanal bölgesini,Arabistan yarım adasını ve Filistini işgal etmişler o toprakları; borçlandırılarak fakirleştirilmiş Osmanlı ordusu binlerce şehit vererek savunmaya çalışmış ama başarılı olamamışlardır.Başarısızlığımızda arapların bizi sırtımızdan hançerlemesi de etkili olmuştur.Birinci dünya savaşı sonunda Osmanlının yenik sayılması neticesinde sevr anlaşması doğrultusunda İstanbul'u,Zonguldak'ı ve Samsun'u işgal etmişlerdir.Ayrıca yunana da destek olup EGEyi işgal ettirmişlerdir.Ama Mustafa Kemal'in söylediğince geldikleri gibi gitmişlerdir. 
     Fransızlar Kanuni döneminde kazandıkları kapitilasyonların etkisi ile dost görünmüşler, ama Osmanlının en güçsüz döneminde Cezayir ve Fas topraklarını işgal etmişlerdir.Birinci dünya savaşında Suriyeyi işgal etmişler,Çanakkale savaşlarında da gerekli cevabı almışlardır.Sevr anlaşması neticesinde onlarda Adana,Antep, Maraş ve Urfa'yı işgal etmişlerdir.Üç büyük ilimize Gazi,Kahraman,Şanlı ünvanının verilmesini sağlamışlardır.Yakın tarihlerde de Cezayirde soykırım yapmışlar ama yinede Cezayir topraklarından çıkmak zorunda kalmışlardır.Şu anda eskiden kibar dediğimiz Fransızların hiç kibarlığı kalmamış hatta iyice çirkefleşmişlerdir.
     İtalyanlar Osmanlı zor durumda iken Trablus'u işgal etmiş Mustafa Kemal ve bazı arkadaşları savuna bilmek için çöl savaşları yapmışlar oralarda halkın bir kısmının ihaneti,Osmanlının güçsüzlüğü sonucundaelimizden çıkmıştır.Daha sonra sevr anlaşmasına göre Antalya ile Konya'yı işgal etmişler savaşmadan geri çekilmişlerdir.Ama daha önceden işgal ettikleri oniki adalar ellerinde kalmış, ikinci dünya savaşı sonunda Yunanlılara vermişlerdir.
     Almanlar ise birinci dünya savaşı öncesi sözde Osmanlıya yardım olsun diyerek Hicaz demiryolunu yapmaya başlamışlar.Amaçları arap yarım adasındaki petrol yataklarına sahip olmaktır.Demiryolunun işletmesini uzun yıllar boyu yapmak ve ülkemizi sömürmektir. Osmanlıyı en zayıf döneminde birinci dünya savaşına iteleyerek yeni TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN kurulmasına sebeb olmuşlardır.
     ABD nin yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmaya gerek görmüyorum.Çünkü bizleri hiç düşünmez. Her çalışması kapitalizm,emperyalizm içindir.
     Rusya Fatih Sultan Mehmet İstanbulu aldığında adı sanı duyulmayan 1489 yılında küçük bir köyde kurulmuş devlet.Fakat kurtuluş savaşında bize en fazla yardım eden komşumuz.Acaba bu yardımları Türkler savaşı kaybederse İngiliz ve Fransızlar bana da saldırırlar diyemi yaptı diye düşünüyorum.
     Yüz yıl önce oynanan oyunlar ile bu gün Avrupa birliği şemsiyesi altında oynanan oyunlar arasında ne fark var.Önce eğitimin bozulmasını sağladılar.sonra ülkemi aşırı borçlandırdılar.Şimdi de silahla alamadıkları toprakları parayla alıyorlar.Ülkemin kar getiren kuruluşlarını alıyorlar.Hiç bir yeni yatırım yapılmadı.İstihdam yaratılmadı.Aldıkları kurum ve kuruluşlardaki çalışanları işten çıkarıp ülkemdeki işsiz sayısının artmasını sağlıyorlar.Bizleri yönetenlerde ortalık güllük gülistanmış gibi bütün problemler halolmuşcasına sadece türban ile uğraşıyorlar.
    Bir daha oyuna gelmemek için uyanalım. 
 
     
January 12

YENİ YIL

Bir yıl daha geçti
Eski yıllardan daha yeni
Benim için hüzün dolu
Elli yedi bitmiş
Elli sekiz bitmek üzre
Elli dokuz derken altmış
Yolun yarısını geçeli çok olmuş
 
Bir yıl daha geçti
Önceki yıllardan daha yeni
Gelen yılın ise körpecik bedeni
Kadifeden pürüzsüz teni
Bu teni kirletecek elleri
Bilinçli,bilinçsiz beyinleri
Ne etmeli?.ne etmeli?.ne etmeli?...
January 01

BİLMECE

Sussam sesimi duyarmısın
Bakışlarımdan isteklerimi anlarmısın
Eğer sessizlikte sesimi duyarsan
Düşündüklerimi anlarsan
İşte o zaman
Sen ben olursun
Ben de sen olurum...

BİLMECE

Üstümüzden uçaklar geçerdi
Yakın ederdi uzakları
Uzaklar çokmu uzak oldu da
Ondanmıdır gelmiyorlar geçmiyorlar
Yoksa yakınlardamı uzaklaştı
Uzak oldu bizden.
December 05

SEVDA YOLLARINDA

Başkayım bu akşam bambaşka
Göz kapaklarımda ağırlık
İçim coşkulu
Köpüren dalgalar üstündeki gemiyim sanki
Yolcu almaya geldim limana
Binen olurmu acaba
Öyle bir yolcu binsin isterimki
Bir tek yolcu
Oda sen olasın
Açılalım enginlere
Sen ve ben
Haydi gülümse
Kırmızı güller açsın yanağında
Aşk şarkıları olsun dudağında
Kıralım zincirleri
Sökelim prangaları
Sen ve ben
SEVDA YOLLARINDA...
December 03

DELİCESİNE

Kapıları akşamdan kilitledim
Araladım gönül penceremi
Gecelere türküler söyledim
Umut dolu yağmurlar, çiselerken
Yalnızlığımın yorgunluğunda
Sensizliğin sessizliğinde
Düşünsel duygularım bir,bir
Harmanlandı darmadağın
Özgürce ve hoyratca
Islak toprakların griliğinde
Perçeminde incileşırken damlalar
Fırtınalar boran oldu şurada
Yüreğim ısıdı,buğulandı gözlerim
Seni sevdim,seviyorum
Sevdalanmışım yeniden
Delicesine.
 
November 19

AYDINLAT BENİ

Arsız gecenin huysuz güzeli

Senden çağırdım seni

Aydan yoksun karanlıkta

Işığım ol aydınlat beni

Susuz ırmak yataklarındaki

Çınarlar gibi

Uzanda göklere tut bulutları

Bir gün gelir elbet diye

Sudan kesme umutları

Hayal hayalleri kurdum

Uzun rüyalar gördüm

Senden çağırdım seni

Işığım ol aydınlat beni

10-10-2007

November 14

KAYIP

Seni aradım bugün
Sensiz sokaklarda
Sensizlikle beraber
Farkında değilim
Seni sensizlikle ararken
Kendim de, kendimde
Kaybolmuşum meğer
 
7-03-2007

YEMLİK

Aç şehrin sokaklarında
Yem olmaya gelmişsen eğer
Bu haylazlık ve tembellik varken
Nicelerini yediler,senide yerler
 
şubat-2006       

ESİNTİ

Ağaçlar dans ediyor
Sabahın seherinde
Dallarında kuş sesleri
Çiseleyen yağmurda ıpıslak
Açık kapıların çarpışı
Sanki doğanın alkışı
 
8-12-2003
November 12

SEVDAN OLSUN

                            Rahat ol dostum
                                              Sevgiyi unutma
                           Sevmeyi öğren
                                              Sevmesini bil
                           Sevmekten korkma
                                              Seversen sevilirsin
 
                           Baharın yeşilini
                                              Yazın güneşini
                           Yaprakların sararışını
                                              Kışını karını,beyazını
                           Sevmeyi öğren
                                              Sevmesini bil
 
                           Kuşların cıvıltısını
                                              Bir günlük yaşamlarında
                          Kelebeklerin kanat çırpışını
                                              Renk renk çiçekleri
                          Ağustos böceklerini
                                              Sevmeyi öğren
                          Sevmesini bil
                                              Sevmekten korkma               
                          Seversen sevilirsin
 
                                              Dalın incesini
                          Tepelerin yücesini
                                              Canavarını,böcesini
                          Sevmeyi öğren
                                              Sevmesini bil
                          Sevmekten korkma
                                              O da senin SEVDAN OLSUN...
     
                           11- 01 2003
November 01

SUÇLU

     Yüreğinin serinliğinde
     Dağlar gibi kuşkulu
     Susamıştı özgürlüğe
     Beklerken yarınları   
     Yarınlar umut dolu
     Özlemler yüklü dünlerden
     Dünler anılarda,iç burkan
     Sonbaharda yaprakların
     Sarmaladığı gölgelercesine
     Ayaklar altından
     Rüzgarlanıp savrulan
     Acılarla olgunlaştı
     Düşünmeyi aldı avuçlarına
     Zincir vurdu duygularına
     Yanıyordu içi
     Tutsak giden günlere
     Artık bilerek yürüyordu
     Var olduğunu engellerin
     Attığı adımı,bastığı yeri
     Yönünü nereye gideceğini
     Aşacaktı engelleri
     Yavaş ve ürkek
     Ama onurluca
     Demir kafesler arkasında
     Dört duvar arasında...
                                Nisan-2002 
October 31

Hazanda hüzün ve yeniden yaşam

       Bütün intiharlar bizleri üzer.Yalnız sararan yaprakların intiharları,insanlara hüzün verdikleri gibi geleceğe umutla bakmasını da sağlarlar.Çünkü düşen her bir yaprak,yeni bir yaprağın habercisidir ve yeni yaprağın oluşması için bitkinin(ağacın) köküne kuvvet veren humus olacaktır.
       İlkbaharda genç pırıl pırıl,ışıl ışıl yapraklar çıkacaktır.Yaşam tazelenecek,yenilenecektir. Doğa yeniden canlanacaktır.Bunu bildiğimiz için yapraklar düşerken  umutla geleceğe bakar ve gelecek ile ilgili hayaller kurarız.Sanki geleceği o gün yaşarız. Hüznümüz sevince dönüşür.Hüznü bırakıp hayal ve sevinç gibi duygularla yaşamaya tutunuruz...
October 18

KADINLARIMIZ

  
   Sütlerindeki aklık yüzlerine vurmuş
   Saf,bakir,tertemiz
   Duygusal;yüreği ezgin
   Sessiz,sade,gösterişsiz
   Anlatamadığı istemleri yüklenmiş
   Bizim kadınlarımız...
                              MART-2002

zaman

Sonsuzluk denizinin ortasında
Demir atmış geceye yıldızlar
Nehirler gibi akıyor zaman
Dün çocuktu bu günkü yaşlılar
 
Karanlıkların sonsuz çığlığı
sevgiyle koşuyor özgürlüğe
Anılarda yaşıyor çocukluğu
İteliyor geçmişi geleceğe...
         NİSAN-2002
October 17

armağan

Sevgi ektim bulutlara,
Armağanımdır,
Hasadını yapın,
Ürünü sizin olsun...
 
October 14

çalışmalarım

         Yaşam sürdüğü müddetçe kişilerin hobi edindiği bazı şeyler vardır.Benim hobim de üretmek,üretici olmuyan toplumlar başkalarının ürettiklerini alıp onlarla ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalırlar.Tabiki bizim üretebileceğimiz şeyler sınırlı.Mesela bahçede sebze üretimi yapılabilir.Hatta saksı içinde biber yetiştirilebilir.Benim kayınvalidem balkonda saksı içinde sırık domates yetiştiriyor.Kendi ihtiyacı olan domatesi karşılıyor
         .Boş durmayı sevmeyen biri olarak yıllardır kendime meşguliyetler bulurum.Çocukluğumdan beri zaman zaman şiirler yazarım.Naif yağlı boya resimler yaparım.Küçük bir atölyem var. Orada ahşap işleri ile uğraşıyorum.Evimize sehpa,masa,tabure,biblo gibi ağaç heykeller ve değişik objeler yapıyorum. Bu yaptığım ev eşyalarının fotoğraflarını alanımda yayınlayacağım.Dinlenmek için kitap okurum,dergiler okurum. Son bir yıldır da kütüphanecilikle ilgileniyorum.Balıkesir ili Sındırgı ilçesi Akçakısrak köyüne bir kütüphane kurduk.Şimdi ikinci kütüphaneyi nerede kuracağımızı araştırıyoruz ve planlıyoruz. Elimizde ikinci kütüphaneyi kuracak ansiklopedi,ilköğretim sonu ile lise sonu üniversite sınavlarına hazırlık yardımcı kitapları var.İki adet monitör,iki adet yazıcı var.İki adet de kasa sözü aldık.Bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz 4-5-6-7-8. sınıflardaki öğrencilerin okuya bileceği hikaye kitapları ve romanlar.
           Kütüphaneleri okulları kapatılmış köylere,öğretmeni olmuyan köylere kuruyoruz. Son yıllarda taşımalı öğretime geçildiği için çoğu köyde okullar kapatıldı.Komşu köylerde okuyan öğrenciler köylerine döndüklerinde ödevlerini yaparken kaynak sıkıntısı çekiyorlar.Biz bu ihtiyacı karşılaya bilmek için ve çocuklara okuma alışkanlığı kazandırabilmek adına kütüphane kurma çalışmalarına devam ediyoruz.
          Slagonumuz: Her evden bir kitap,her köyden bir çocuğun adam gibi adam olarak yetişmesine yardımcı olmak...
October 12

Bayram günü

        Eski bayramlar ile yeni dediğimiz şu anda kutladığımız bayramlar arasında içerik bakımından fark yok.Sadece günün getirdiği şart ve imkanlar bakımından kutlamalarda işin içine tekneloji giriyor. Girmeside bizi tembelleştiriyor.Çünkü bizim çocukluğumuzda şimdiki gibi ulaşım araçları ve iletişim araçları olmadığından bayramlar dar bir alanda (yaşadığımız küçük bir çevre ve etrafında )kutlanıyordu.O günlerde bizler yürüyerek gidebileceğimiz yerlerde bayram kutlaması yapıyorduk.
        Bayramın birinci günü aile büyüklerimizi dolaşır bayramlaşırdık.İkinci günü ise yürüyerek gidebileceğimiz uzaklıktaki eş, dost ve akrabalarımızla bayramlaşırdık.
       Şimdiki bayramlarda ise aile büyükleri ve akrabalarla bayramlaşmak artık mesaj yoluyla veya telefon ederek oluyor.Bazı genç aileler tatil beldelerine gidiyor.Önceki bayramlarda olduğu gibi topluca bayram kutlamalar,iki üç sofralık ziyaretler pek görülmüyor. 
October 08

GÜNLÜK

       Dün akşam üzeri duyduğumuz 15 askerimizin pusuya düşürülmesi olayı beni de üzdü. Bu üzüntü daha önce yazmış olduğum bir şiirimi hatırlattı.  
          BARIŞ İÇİN
Yeryüzünün düşünebilen varlıkları
Kumral,siyah,sarı
Buğday tenli,kara derili
Altın saçlı,çekik gözlü
Irk,renk,din,mezhep,dil
Boş veeeeeer!....
Unutmayalım ne olduğumuzu
İnsanız ya!...
Savaşmak niye
Dünya hepimize yeter...
şubat-2002
 
Photo 1 of 26

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler

Sizler zenginliğimsiniz

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
busewrote:
Merhaba sayın  öğretmenim.Karanlığın bağrında ,aydınlık için ışık olmanız yol göstermeniz dilerim hep devam eder.Bizlerede örnek olur dilerim.
  Kütüphane açılışındaki emeğinizi kutlar ,esenlikler dilerim...
 
Jan. 13
busewrote:
Merhaba... Sevdiklerinizle neşe içinde geçireceğiniz bir bayram diliyorum.
Dec. 20
Ertekinwrote:

Beşeri ilişkilerde sevgi ve saygının perçinlendiği,

dargınlıkların unutulduğu, kardeşçe kucaklaşıldığı, milli ve dini duyguların,

örf ve adetlerin sergilendiği, aile, toplum ve millet olmak şuurunun pekiştiği

önemli günlerden olan Kurban Bayramınızın, ve tüm yarınlarınızın

güçlü, mutlu, umutlu, esenlik dolu geçmesini gönülden diliyorum...

Sağlıcakla...

Dec. 20
Ertekinwrote:

 Hoşgeldin Sevgili Arkadaşım...

Dostları Olmalı İnsanın


Aynen gemilerin limanları gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü beklemek umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Yolunu ısıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini.

Oğuzkan Bölükbaşı

 

Dec. 7
aydın oralwrote:
     Şu güne kadar alanımda sadece kendime ait yazı ve şiirlerimi yayınladım. Yayınlamaya devam edeceğim.Arkadaşların alanlarında da çok güzel şiir ve yazılar var. onları zevkle okuyorum.Ellerine sağlık.
Dec. 5
Rock
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by 
by